Ana SayfaÖneri ve FikirlerGökçeada Gezi Rehberi | Gezilecek Köyler, Plajlar ve Koylar

Gökçeada Gezi Rehberi | Gezilecek Köyler, Plajlar ve Koylar

Türkiye’nin en büyük adası, en batı ucu ve en temiz denizlerinden birine ev sahipliği yapan Gökçeada… Burası, size sıradan bir tatilden çok daha fazlasını vaat eden, ruhu olan bir diyar. Eski adıyla *”İmroz”*, taş evleri, özgün köyleri, el değmemiş koyları ve rüzgarıyla sizi hemen etkisi altına alır. Bu adayı hakkıyla gezmek için birkaç gün yetmez; çünkü her köyü ayrı bir hikaye, her tepesi ayrı bir manzara sunar. İşte size ada ruhunu sonuna kadar yaşatacak, güncel ve keyifli bir Gökçeada Gezi Rehberi. Hazırsanız, feribot kalkıyor!

Gökçeada Eski Bademli Köyü

Adanın balkonu olarak bilinen bu eski Rum köyü, size daha ilk andan itibaren “İyi ki gelmişim!” dedirtecek. Gerçek adı Gliki olan Eski Bademli Köyü, adını etrafını saran badem ağaçlarından alıyor ve adanın en büyüleyici manzaralarından birini ayaklarınızın altına seriyor. Arnavut kaldırımlı daracık sokaklarında dolaşırken, zamanın durduğunu hissedeceksiniz. Köyün merkezindeki asırlık çınar ağacının gölgesindeki tarihi kahvede bir mola verip, eski Rum çamaşırhanesini ziyaret etmeyi unutmayın. Özellikle gün batımında buradan Semadirek Adası’nı izlemek, Gökçeada anılarınızın en özel anlarından biri olmaya aday.


Gökçeada Eski Bademli Köyü'nün taş evleri ve eşsiz deniz manzarası

Zeytinli Köyü

Ve işte adanın sosyal kalbinin attığı yer: Zeytinli Köyü! Burası, o meşhur dibek kahvesini yudumlamak ve damak çatlatan sakızlı muhallebiyi tatmak için adeta bir lezzet mabedi. Yurtlarına geri dönen Rumların işlettiği birbirinden şirin kafelerin taş avlularında otururken, zamanın yavaşladığını hissedeceksiniz. Rengarenk çiçeklerin sardığı taş evlerin arasında gezerken, her köşe başında bir fotoğraf molası vermek isteyeceksiniz. Aynı zamanda Fener Rum Patriği Bartholomeos’un doğduğu bu köy, adanın en eski kiliselerinden biri olan Agios Georgios Kilisesi’ne de ev sahipliği yapıyor. Burası sadece bir köy değil, adanın en tatlı sosyalleşme durağı.


Gökçeada'nın tarihi taş evleri ve dar sokaklarıyla ünlü Zeytinli Köyü'nün bir görünümü

Tuz Gölü

Aydıncık ve Kefaloz plajlarının tam ortasında yer alan Tuz Gölü, adanın en ilginç doğal oluşumlarından biri. Deniz suyu ve yağmurlarla beslenen bu göl, yazın suları buharlaştığında bembeyaz bir tuz tabakasıyla kaplanarak adeta başka bir gezegenden fırlamış gibi bir manzara sunuyor. Özellikle gün batımında veya ay ışığında harika fotoğraf kareleri yakalayabilirsiniz. Burası sadece görsel bir şölen sunmakla kalmıyor, aynı zamanda sonbahar aylarında flamingolar başta olmak üzere birçok göçmen kuşa ev sahipliği yapıyor. Gölün çamurunun cilde iyi geldiği de söylenir, denemekten çekinmeyin!


Gökçeada Tuz Gölü'nün kurumuş ve beyaz tuz tabakasıyla kaplanmış hali

Gökçeada Kent Müzesi

Adanın ruhunu ve tarihini anlamak için mutlaka uğramanız gereken bir yer varsa, o da Gökçeada Kent Müzesi‘dir. Tarihi Kentler Birliği tarafından *”en iyi kent müzesi”* seçilen bu mekan, eski bir hamamın restore edilmesiyle hayata geçirilmiş. İçeride, adanın Rum ve Türk halkının bir arada yaşadığı dönemlere ışık tutan, hüzünlü ama bir o kadar da umut dolu hikayelerle karşılaşacaksınız. Eski fotoğraflar, günlük eşyalar, Türkiye’nin ilk palyaçosuna ait sahne kostümleri… Bu müze, size Gökçeada’nın sadece bir tatil beldesi değil, çok katmanlı bir kültürel miras olduğunu hatırlatacak.


Gökçeada Kent Müzesi'nin dış görünümü ve tarihi binası

Gökçeada Yıldız Koyu

Adanın kuzey rüzgarlarına kucak açan Gökçeada Yıldız Koyu, kum plajlardan sıkılanlar için bir cennet. Burası, ilginç kaya oluşumları ve turkuaz rengi deniziyle biliniyor. Gökçeada Sualtı Milli Parkı’nın bir parçası olan koy, su altı zenginliğiyle de dikkat çekiyor. Şnorkelinizi ve deniz gözlüğünüzü yanınıza almayı unutmayın! Kumsalı olmasa da, kayalıkların üzerine havlunuzu serip güneşlenmek ve o berrak suya kendinizi bırakmak eşsiz bir deneyim. Ayrıca koyda bulunan küçük ve tarihi şapeli de ziyaret edebilirsiniz.


Gökçeada Yıldız Koyu'nun kayalık yapısı ve berrak denizi

Tepeköy

Adanın en yüksek noktasına kurulmuş, eski adıyla Agridia yani *”küçük tarlalar”* anlamına gelen Tepeköy, size adeta bir kartal yuvasından manzaralar sunuyor. Volkanik bir tepenin yamacına kurulmuş bu köy, özellikle yaz aylarında tavernaları ve her yıl 15 Ağustos’ta düzenlenen Meryem Ana Panayırı ile canlanıyor. Panayır zamanı köy meydanında kurulan dev kazanlarda yemekler pişirilir, yerel şaraplar içilir ve sabahlara kadar dans edilir. Sakin bir zamanda giderseniz, köyün yakınındaki 625 yıllık anıt çınar ağacının altındaki piknik alanında (İspilya) dinlenip, antik çeşmenin buz gibi suyundan içebilirsiniz.


Gökçeada Tepeköy'ün tepeden görünümü ve etkileyici manzarası

Dere Köy

Bir zamanlar 1950 hanesiyle Türkiye’nin en büyük köyü olan Dere Köy, şimdilerde biraz hüzünlü ama bir o kadar da etkileyici bir atmosfere sahip. Karşılıklı iki tepeye kurulmuş olan ve mübadele sonrası büyük ölçüde terk edilmiş olan bu köy, taş evleri, iki büyük kilisesi ve adanın en büyük tarihi çamaşırhanesi ile adeta bir açık hava müzesi gibi. Sokaklarında dolaşırken, geçmişin fısıltılarını duyabilirsiniz. Burası, kalabalıktan uzaklaşıp fotoğraf çekmek ve adanın melankolik ruhunu hissetmek isteyenler için mutlaka görülmesi gereken bir yer.


Gökçeada'nın terk edilmiş ama tarihi dokusunu koruyan Dere Köy'ünden bir sokak

Gökçeada Kefaloz Koyu

Ve işte sörf tutkunlarının mabedi! Aydıncık Plajı olarak da bilinen Gökçeada Kefaloz Koyu, 1200 metrelik altın sarısı kumsalı ve hiç dinmeyen rüzgarıyla dünya çapında bir üne sahip. Burası, özellikle uçurtma sörfü (kitesurf) ve rüzgar sörfü (windsurf) için yeryüzündeki en ideal noktalardan biri olarak kabul ediliyor. Rüzgarla dans eden rengarenk uçurtmaları izlemek bile başlı başına bir keyif. Eğer sörf yapmıyorsanız bile, uzun kumsalında yürüyüş yapabilir, denize girebilir ve plajdaki tesislerde keyifli bir gün geçirebilirsiniz. Adanın en popüler ve en hareketli plajı burasıdır.


Gökçeada Kefaloz Koyu'nda uçurtma sörfü yapanlar ve geniş kumsal

Nasıl Gidilir, Ne Yenir?

Nasıl Gidilir?

Gökçeada’ya ulaşım, Çanakkale’nin Eceabat ilçesine bağlı Kabatepe Limanı’ndan kalkan feribotlarla sağlanıyor. Özellikle yaz sezonunda feribot seferleri oldukça yoğun olabiliyor. Mağdur olmamak için biletlerinizi mutlaka GESTAŞ’ın web sitesinden online olarak önceden almanızı tavsiye ederiz. Adada rahat gezebilmek için kendi aracınızla gitmeniz büyük kolaylık sağlayacaktır.

Ne Yenir?

Ada demek balık demek! Taptaze deniz ürünlerinin ve lezzetli Ege mezelerinin tadını çıkarın. Ama Gökçeada’nın lezzetleri bunlarla sınırlı değil. Efibadem kurabiyesi, sakızlı muhallebi ve dibek kahvesi adanın imzası niteliğinde. Ayrıca, kuzu etinden yapılan lezzetli yemekleri ve yöresel ot kavurmalarını da denemelisiniz. Eve dönerken yanınıza almanız gerekenler ise kesinlikle organik zeytinyağı, kekik balı ve salça!

Sıkça Sorulan Sorular (S.S.S)

Gökçeada’ya gitmek için en iyi zaman ne?

Denize girmek için gidiyorsanız Haziran ve Eylül ayları arası en ideal dönemdir. Temmuz ve Ağustos ayları en kalabalık zamanlarıdır. Eğer daha sakin bir tatil ve doğa yürüyüşleri yapmak isterseniz, İlkbahar (Nisan-Mayıs) ve Sonbahar (Eylül-Ekim) ayları, adanın en güzel zamanlarıdır.

Adada araba gerekli mi? Ulaşım nasıl sağlanıyor?

Evet, Gökçeada Türkiye’nin en büyük adasıdır ve köyler arası mesafeler uzaktır. Bu yüzden adayı rahatça keşfedebilmek için araba kesinlikle gereklidir. Kendi aracınızla gidemiyorsanız, adada araba kiralama seçenekleri de mevcuttur. Köyler arasında minibüs seferleri olsa da, saatleri kısıtlı olabilir.

Gökçeada’nın denizi gerçekten soğuk mu?

Evet, Gökçeada’nın denizi Ege’nin genel karakteristiği olan serin sulara sahiptir. Özellikle kuzey rüzgarları estiğinde oldukça serin olabilir. Ancak bu berraklık ve temizlik için ödenen küçük bir bedeldir. Güneyde yer alan Aydıncık (Kefaloz) gibi plajların suları, kuzeydeki koylara göre genellikle daha ılıktır.

Peki, sizin Gökçeada’daki favori köyünüz veya en sevdiğiniz lezzet hangisi? Bu eşsiz adaya dair anılarınızı veya gitme hayallerinizi aşağıdaki yorumlar bölümünde bizimle paylaşın!

Yorumunuzu Paylaşın

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

38,437BeğenenlerBeğen
11TakipçilerTakip Et
89TakipçilerTakip Et
41,400AboneAbone Ol

Güncel İçerikler