Ana SayfaÖneri ve FikirlerGökçeada Gezi Rehberi

Gökçeada Gezi Rehberi

-

Türkiye’deki en temiz denizlerden birine sahip olan Gökçeada hem büyüklüğü hem de gezilmesi gereken yerlerin çokluğu dolayısıyla en az bir hafta ayırmanızı hak ediyor. İşte ada seyahatinizi güzelleştirecek güncel bir gezi rehberi. 1970 yılına kadar “İmroz” ismiyle anılan Gökçeada’da yerleşim yerleri, ada merkezi dışında 10 köye dağılmış. Bu köyler, ana karadan uzaklığı dolayısıyla hâlâ insan eli yıpratıcılığından olabildiğince uzak kalmayı başarabilmişler. Gelelim adada gezilmesi gereken yerlere.. Adım adım Gökçeada’da gezilecek yerler listesi:

Gökçeada Eski Bademli Köyü

Gökçeada Eski Bademli Köyü

Adanın balkonu olarak adlandırılan eski bir Rum köyü… Diğer adı ise Gliki. Adanın en güzel manzaralı köylerinden biri olan Eski Bademli Köyü, adını etraftaki badem ağaçlarından alıyormuş. Buraya geldiğinizde sokaklarındaki tarihi soluyarak dolaşmayı ve eski köy kahvesine uğramayı ihmal etmeyin. Köy meydanı, her köyde bulunan eski Rum Çamaşırhanesi ve asırlık ağaçlarıyla geldiğinize pişman olmayacağınız Eski Bademli, muhteşem manzarası ve tarihiyle sizleri bekliyor.

Zeytinli Köyü

Zeytinli Köyü

Zeytinli Köy, geçmişte de şimdi de adanın en çok ziyaret edilen, sosyalleşme alanlarından biri olarak karşımıza çıkıyor. Köye, yurtlarına geri dönen Rumların açtığı kafelerde dibek kahvesi içmek ve sakızlı muhallebi yemek için uğrayan birçok yerli – yabancı turist görmek mümkün. Her bir yeri rengârenk çiçeklerle süslenmiş bu köy, gezmekten ve vakit geçirmekten en keyif alabileceğiniz yerlerin başını çekiyor. Ada merkezine üç kilometre uzaklıkta olan bu köy, aynı zamanda dünyadaki milyonlarca Ortodoks Hristiyanın ruhani lideri olan Birinci Bartholomeos’un 1940 yılında doğduğu yerin ta kendisi. 1991 yılında patrik ilan edilen Bartholomeos, senede birkaç kez doğduğu evi ziyarete geliyor. Ayrıca adanın en eski kilisesi olan Agios Georgios Kilisesi de bu köyde bulunuyor.

Tuz Gölü

Tuz Gölü

Aydıncık ve Kefaloz plajlarının ortasında yer alan Tuz Gölü’nün derinliği ortalama bir metre, genişliği ise yaklaşık bir kilometre. Göle dökülen bir dere yok, tamamen deniz suyu ve yağmurlarla oluşuyor. Yazın buharlaşan gölün üstü beyaz tuz tabakasıyla kaplanıyor ve hem gece hem de gündüz güzel fotoğraf karelerine eşlik ediyor. Ada halkının ve kuşların tuz ihtiyacını gideren bu göl, birçok kuş türüne ev sahipliği yapıyor. Sonbaharda ise flamingolar görmek mümkün.

Gökçeada Kent Müzesi

Gökçeada Kent Müzesi

Müze, Gökçeada’daki günlük yaşamı çok zarif bir şekilde gözler önüne sermeyi başarıyor. Bir günlüğüne de gitseniz mutlaka ziyaret etmeden geçmeyin deriz. Ada halkının nasıl dayanışma ve el birliği ile yöredeki yaşamı ayakta tutmaya çalıştığını anlayabileceğiniz tarihi bir yer. Bu ilginç mekan, 2018 yılında Tarihi Kentler Birliği tarafından “en iyi kent müzesi” seçilmiş. Müzede, adalı Rumların ve Türklerin yaşamına ışık tutan birçok değerli eşya ve fotoğraf bulunuyor. Gökçeada’da yaşayan Türkiye’nin ilk palyaçosunun sahne kostümleri ve eşyalarını da ayrıca görebilirsiniz. Gökçeada’nın merkezinde yer alan müze, adanın eski hamamın restore edilmesi ile ortaya çıkmış. Cumartesi ve pazar kapalı olan müze, hafta içi 09.00 ile 19.00 saatleri arasında ziyaret edilebilir.

Gökçeada Yıldız Koyu

Gökçeada Yıldız Koyu

Yıldızkoy, adanın kuzey kıyılarında denize girilebilecek neredeyse tek koy. Adada hakim rüzgar kuzeyden olduğu için burası genelde esintili oluyor. Koyda şezlong ve şemsiye kiralayan bir tesis mevcut, ancak ada yerlileri genellikle kayalıklara havlularını sererek güneşlenmeyi ve denize girmeyi tercih ediyor. Gökçeada Sualtı Milli Parkı bünyesinde yer alan koy, parkın karadan denize gidebilecek tek yeri. Bu koyda ilginç kaya oluşumlarının yanı sıra, tarihi ve onarılmış bir şapel de görmeniz mümkün.

Tepeköy

Tepeköy

Eski ismi Agridia olan köy, ada merkezine 11 kilometre uzaklıkta yer alıyor. Agridia, Yunancada küçük tarlalar anlamına geliyor. Köy, volkanik Aya Dimitri tepesinin yamacına kurulmuş. Manzarası, tahmin edeceğiniz üzere çok etkileyici. Kışın her ne kadar diğer tüm köylerde olduğu gibi bu köy de ıssızlaşsa da yazın nüfus bir hayli artıyor. Köyü, 1950’lerden sonra açılan tavernalar canlandırmaya yetmiş. Tepeköy, her sene 15 Ağustos’ta gerçekleşen ünlü Meryem Ana Parayırına ev sahipliği yapıyor. Son yıllarda 10 günlük süreye yayılan kutlamalar da Tepeköy’ü adanın gözde yeri haline getirmiş. Meydanda kurulan koca kazanlarda yemekler pişiriliyor, dans ediliyor, şarap içiliyor. Köyde, 1832 tarihli Evangelismos Teotoku Kilisesi ve eski Rum Mezarlığı gezilebilir. Köyün yakınında Çınaraltı (ispilya) diye anılan bir piknik alanı da bulunuyor. 625 senelik anıt niteliğindeki çınar ağacı ve memba suyu akan antik çeşmesi, etrafında manzaraya karşı piknik yapabileceğiniz bir alan.

Dere Köy

Dere Köy

Bir zamanlar burası, tam 1950 hanesi ile adanın, hatta Türkiye’nin en büyük köyüymüş. Merkeze 14 kilometre uzaklıkta, karşılıklı iki tepenin (Halakasi ve Madrabodus tepeleri) yamacında kurulan köy, ortasından geçen yolla ikiye bölünüyor. Köyde yaz – kış 140-150 hanede yaşam sürdürülüyor. Nüfusun yarısını Rumlar, yarısını Güneydoğu Anadolu’dan gelip yerleşenler oluşturuyor. Köyde ibadete açık iki de kilise bulunuyor. Köyün girişindeki Hagia Marina Kilisesi ve çarşıdaki Koimesis Tis Theotokos Kilisesi. İkisi de 1800’lü yılların başında inşa edilmiş. Adanın en büyük tarihi çamaşırhanesi hala burada ve ziyaret edilebilir durumda.

Gökçeada Kefaloz Koyu

Gökçeada Kefaloz Koyu

Kefaloz Koyu ve Aydıncık Plajı, Gökçeada’nın en gözde kumsalları arasında yer alma unvanına sahip. Bin 200 metre uzunluğundaki kum plajda, birçok tesis bulmak mümkün. Plaj, yeryüzünde dört farklı rüzgârı aynı anda alan birkaç kumsaldan biri olması dolayısıyla dünya çapındaki sörfçülerin ziyaret yeri olarak biliniyor. Ada merkezine mesafesi, yaklaşık 10 kilometre.

Nasıl Gidilir, Ne Yenir?

Nasıl Gidilir?: Gökçeada’ya İstanbul dan özel aracınızla altı, otobüs ile yaklaşık yedi – sekiz saatte varabilirsiniz. Ancak adaya geçen feribot saatlerine ve biletlerinizi online olarak almaya dikkat ederseniz, tatil mevsiminde feribot için çok sıra beklememiş olursunuz. Adanın merkezine kadar gelen otobüslerden sonra minibüsler ile ulaşımınızı tamamlayabilirsiniz.

Ne Yenir?: Tabii ki ada deyince akla ilk gelen şey balık. Yanında efsane mezeler oldu mu deme keyfimize. Fakat bunun haricinde adanın yöresel yemekleri de denenmeli Peki onlar neler? Girit usulü kabak börülce salatası. Gazal aşı, asma yaprağından yapılıyor. Ayrıca ot kavurması, baklalı enginar, beğendili et ve el yapımı limonata listenize girmeyi hak ediyor. Bunlarla beraber dibek kahvesi ve sakızlı muhallebiyi de deneyin mutlaka.

İlginizi Çekebilir

Yorumunuzu Paylaşın

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

38,437BeğenenlerBeğen
3TakipçilerTakip Et
90TakipçilerTakip Et
42,500AboneAbone Ol