Doktorunuzdan Tip 2 Diyabet teşhisi duyduğunuzda aklınıza gelen ilk şey muhtemelen kilolarınız olmuştur. Belki de bu teşhis sizi hiç şaşırtmadı, belki de tam bir şok yaşadınız. Çünkü tartıya çıktığınızda gördüğünüz rakamlar ya da Vücut Kitle Endeksiniz (VKİ) gayet “normal” sınırlardaydı. İşte bu noktada yalnız olmadığınızı bilmek önemli. Diyabetle obeziteyi kardeş gibi görsek de, bu hastalığa yakalanmak için illa ki obezite sınıfında olmanız gerekmiyor. Gelin şu işin aslını, bilimin ve genetiğin ışığında, sıkıcı terimlerden arındırarak bir inceleyelim.
Tip 2 Diyabet ve Kilo Efsanesi: İlla Obez Olmak Gerekir mi?
Bu sorunun cevabı kocaman bir “hayır”. Bilimsel çalışmalar da bunu kanıtlıyor. Örneğin, Birleşik Krallık’ta yapılan geniş çaplı bir araştırma, geçmiş yıllarda diyabet teşhisi konan kişilerin ortalama Vücut Kitle Endeksi’nin 27 olduğunu gösterdi. Bu rakam, “kilolu” sınıflandırmasının en alt sınırı olup, “obezite” sınırının oldukça uzağındadır. Hatta o dönemde teşhis konan her üç kişiden birinin VKİ değeri 25’in altındaydı, yani gayet zayıf görünüyorlardı! Günümüzde rakamlar biraz daha yüksek olsa da, hala Tip 2 diyabet teşhisi alanların sadece yarısı obez kategorisinde. Geriye kalan %50’lik kesim, hatta her 10 kişiden 1’i “normal” kiloda. Bu durum, özellikle Güney Asya ve Uzak Doğu kökenli insanlarda daha da yaygın.
Genetik Piyango: “Kişisel Yağ Eşiği” Diye Bir Şey Duydunuz Mu?
Peki neden bazı insanlar zayıf olmasına rağmen diyabete yakalanıyor? Cevap genlerimizde ve “kişisel yağ eşiği” dediğimiz o sihirli kavramda saklı. Şöyle düşünün: Herkesin vücudunda yağ depolamak için farklı boyutlarda bir bavul vardır. Bazılarınınki devasa bir kargo valizi, bazılarınınki ise şık bir kabin boyu çantadır. Eğer genetik olarak size tahsis edilen bavul küçükse, dolması için çok fazla kilo almanıza gerek kalmaz. Bavul dolduğunda ise eşyalar, yani yağlar etrafa, olmamaları gereken yerlere (pankreas gibi organların içine) saçılmaya başlar. İşte bu “saçılma”, pankreasınızdaki insülin üreten beta hücrelerinin hasar görmesine ve görevini yapamamasına neden olur. Yani sizin Tip 2 Diyabet hikayeniz, belki de pankreasınızdaki yarım gramlık bir yağ fazlasıyla başlamıştır!
Sağlıklı bir yaşam tarzı sadece diyabetle ilgili değil, genel bir iyilik halidir. Vücudunuzu daha iyi tanımak ve ona iyi bakmak için bu konular da ilginizi çekebilir:
- Beslenme Koçu Kendiniz Olun
- Kilo Vermek Sağlığınızı Bozabilir
- Cilt Bakımı – Cildinizi Canlandıran Uygulamalar
- Enflamasyon Nedir? Azaltmak için Neler Yapılabilir?
Diyabetten Kurtulmak Mümkün Mü? İşte 1-2-3 Yaklaşımı
Madem sorun o küçük bavulun dolup taşması, o zaman çözüm de basit: bavulu boşaltmak! Yani vücudunuzdaki toplam yağ miktarını azaltmak. Evet, doğru duydunuz, Tip 2 Diyabet kaderiniz olmak zorunda değil. Kontrolü elinize alabilirsiniz. Nasıl mı? Kanıtlanmış 1-2-3 yaklaşımı ile: Bir: Düşük kalorili bir diyetle hızlıca kilo verin. İki: Sağlıklı gıdaları hayatınıza yavaş yavaş, teker teker yeniden dahil edin. Üç: Ulaştığınız ideal kiloyu uzun vadede koruyun. Bu yöntem, “yavaş yavaş kilo ver” diyen klasik diyetlerden farklıdır. Çünkü yapılan çalışmalar, belirli bir süreliğine uygulanan yoğun ve hızlı zayıflama programlarının hem çok daha etkili hem de inanılmaz derecede motive edici olduğunu gösteriyor.
Tip 2 Diyabet Hakkında Sıkça Sorulan Sorular (S.S.S)
Sadece kilo vermek Tip 2 Diyabeti tamamen iyileştirir mi?
Kilo vermek, özellikle de vücut yağından kaybetmek, Tip 2 Diyabetin gerilemesi (remisyon) için bilinen en etkili yöntemdir. Birçok insan bu sayede ilaçlarını bırakabilmekte veya dozlarını ciddi oranda azaltabilmektedir. Ancak bu “iyileşme” durumunun kalıcılığı, kilonun korunmasına bağlıdır ve süreç mutlaka doktor kontrolünde yönetilmelidir.
Bu tür düşük kalorili bir diyeti kendi başıma yapabilir miyim?
Kesinlikle hayır. Düşük kalorili diyetler, vitamin ve mineral eksiklikleri gibi riskler barındırabilir ve mutlaka bir doktor veya diyetisyen gözetiminde, kişiye özel olarak planlanmalıdır. Sağlığınızı riske atmayın ve her zaman bir uzmandan destek alın.
“Kişisel Yağ Eşiği” kavramı, kilo alsam bile diyabet olmayacağım anlamına mı gelir?
Hayır, tam tersi. Bu kavram, ne kadar kilo alabileceğinizin bir sınırı olduğunu belirtir. Kişisel eşiğiniz yüksek bile olsa, sürekli kilo almak eninde sonunda o eşiği aşmanıza ve başta Tip 2 Diyabet olmak üzere birçok sağlık sorununa yol açacaktır. Amaç, her zaman sağlıklı kilo aralığında kalmaktır.
Bu konuda sizin veya bir yakınınızın bir deneyimi oldu mu? Kilo ve diyabet ilişkisi hakkındaki düşüncelerinizi yorumlarda paylaşarak bu önemli konuda farkındalığı artırmamıza yardımcı olabilirsiniz. Unutmayın, bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; her türlü sağlık kararınızda mutlaka doktorunuza danışın ve bu faydalı bilgileri sevdiklerinizle paylaşmayı ihmal etmeyin!
