Duvar dekorasyonu; duvarları ne renge boyamalı?

Duvar dekorasyonu : Evinizin duvarlarını boyatmaya ne zaman ve hangi koşullar altında karar veriyorsunuz? Peki ya duvarların ne renk olacağına?

Evini boyatmayı düşünenlerin genellikle bir yola çıkış nedenleri vardır. Eskiyen boya ve kirlenen duvarlar, sık rastlanan nedenlerden sadece biri.
Duvar dekorasyonuEskiyen genellikle sadece boyanın kendisi de olmuyor, belli bir süreden sonra hayat da eskimeye başlıyor.

Hep aynı duvarların arasına sıkışıp kalan hayatlarımızda, yıkılamayacağını bildiğimiz bu duvarlarla baş etmenin yolunu da renklerde aradığımız çok sıktır.


İlkbaharın düşüncesi bile, insanda duvarları boyamak için çok yeterli bir dürtüdür. Biraz zahmetli geçecek bir haftadır bu boya, badana haftası; ama sonunda tüm bu çabalara ve zahmete değecek bir ruh haline kavuşturur insanı. Bir pazar günü başlanır hazırlıklara, taşınması zor olanlara öncelik verilir, sakınılması gerekenler gazete kâğıtlarına sarılır.

Ertesi gün sabah erken zil çalar ve boya başladıktan sonra artık yapılacak en iyi şey, insanın kaderine razı olmasıdır. Eğer beyaz olan duvarları yine beyaza boyatmıyorsanız, bu işin çok heyecan veren bir de bekleyişi vardır. Yeni seçilen rengin nasıl sonuç vereceğiyle ilgili bir heyecandır bu.


Hiçbir canlı, seçerken en fazla el kadar büyüklükte bir renk numunesinin tüm duvarları kap-ladığında ortaya nasıl bir şey çıkacağını önceden kestiremez.

Her evin, her odanın, her ne kadar da bir sürü benzer yanları da olsa, yine de bir o kadar da farklılığı vardır. Tahmin edebileceğiniz gibi evin yerinin, çevre dokusunun, güneş durumunun, yani o evin dünya üzerindeki yegâne yeriyle ilgili her tür koşulun, duvarlara uygulanan rengin algılanmasında etkisi vardır. Bu yüzden sadece üç aşağı beş yukarı bir öngörünün ötesine geçemezsiniz. Aynı rengi, aynı boyutta iki odaya uyguladığınızda, yerdeki parkenin tonunun bile sonuca son derece fark edilir etkileri olur.


Bu yüzden aklınızda olsun, renk seçerken bir yetişkinden fikir almanıza gerek yoktur. Her zaman insanlar kendi psikolojilerine, takıntılarına, geçmişlerine, kültürlerine, onları o yapan tüm etkilerle karar verir, fikir sahibi olurlar.Boya kartelalarını da çocuklara danışarak hazırlamadıkları sürece, her zaman klasik renklerden oluşacakları kesin. Genellikle en faz-la 10-12 renkten oluşan kartelalarda, hemen herkesin seçebileceği türden renkler dışında pek bir seçenek yoktur. Genellikle yenilenen, renklerin adlarıdır,


Duvar dekorasyonuRenk seçerken ne gibi beklentileriniz olduğunu bilmiyorum, çok da bilmek isterim.
Boya üreticisi firmaların da bu konuyla benim kadar ilgilenmeleri gerektiğini düşünüyorum, Muhakkak da bu anlamda araştırmalar yapıyorlardır ve bir takım odak gruplarına sorular yöneltip, buradan gelen yanıtlara göre de rengin kendisini oluşturamasalar da en azından rengin adını doğru saptamaya çalışıyorlardı. Renklerin neredeyse tamamı huzur veren sakin isimlerden oluşur. Bir tek istisna vardır “kesekâğıdı”, onun dışında tüm renkler, yerli, yabancı huzurlu isimlere sahiptir. Kim istemez ki, herkes huzurlu bir yaşam ister. Öte yandan, o huzurlu renklerden birine boyanmış olmalarına rağmen, girdiğim andan itibaren en hızlı nasıl kaçabilirim diye düşünmek zorunda kaldığım çok ev biliyorum.



Duvar dekorasyonuBir dönem bütün evler şampanya rengiydi
.

Ama genellikle seçilen renklerin çok ürkek, kaçak renkler olduğunu söyleyebilirim. Çünkü herkes bu konuda son derece güvenlikli ve konforlu bir alanda kalmaya çalışır. Kimse bu konuda risk almak istemez. Herkes kir göstermeyen renklerin peşindedir. Koltuklarının döşemeliğiyle tutsun, hatta yarın öbür gün koltukların yüzü değişeceğinde yeni alınacak kumaşa da uysun, perdeliklere de uysun, parkeye de uysun, halıyı da tutsun.


Bu endişelerle alınan kararlardan genellikle pek hayır gelmez, zaten bu manada uygulanabilecek renklerin sayısı da son derece kısıtlıdır. Dünyada bir sürü evin beyaz olmasının nedeni de bu olabilir. Gerçi tüm renkler arasında duvarda en çok görmek isteyeceğim renk her zaman için beyazdır. Ben öyle katıksız beyazdan da korkmadığımdan, illa içine iki damla sarı katılsın, biraz kırılsın derdinde de değilimdir.

Ama nedense buralarda beyazla ilgili de bir sürü kısıtlama vardır. Beyazı, ofis ve hastane rengi olarak kalıplayanlar için hayatın zor olduğunu düşünüyorum.


Bir de galiba insanlar paralarının karşılığını da almak için beyazdan uzak duruyorlar. O kadar para vermişken, değecek kadar da bir ismi olması gerektiği­ni düşünüyorlar galiba.

Aklıma takılan konulardan bir di­ğeri de tavan rengi olmuştur hep. Bu defa da beyaz dı­şında bir renk önermek neredeyse imkânsızdır, Beyaz dı­şında her tür

Duvar dekorasyonu

durumda tavanın basacağından söz edilir, Belki bu inanış biraz gevşemiş olabilir, ne de olsa bir sürü dergi magazin sayesinde bu konuda farklı uygulamala­rın da mümkün olduğunu görüyoruz artık, inanması son derece güç olmakla birlikte, tavanda siyah kullanmanın etkisinin beklenenin tam tersi yönde olduğunu söyleyebili­rim.

Şimdi, kendimi tekrar etmiş olacağım belki; ama bu konuda gerçekten çok eminim, insanın herhangi bir ko­nuyla ilgili beklentilerini muhakkak yazması gerektiğini dü­şünüyorum, Sadece düşünmek yeterli olmuyor, Düşünce­ler rahat uçuşurlar, biraz denetlenmeleri gerekebilir.

Yine de küçük bir tavsiye, alıştığınız ve devam etmek istediğiniz rengin aynısı olmasa da çok ya­kın, fakat çok daha harika bir renkle karşılaşma olasılığı­nız var. Saçlarınızı düzelttirdiğinizde kimsenin anlamaması, ama sizin kendinizi milyon kat daha iyi hissediyor olmanıza benzer bir durumdur bu.

Sonuçta bir renktir bu konuştuk­larımız, ondan mucizeler beklemek doğru olmaz. Sadece kötü bir rengin yapabilecekleri gerçekten ürkütücüdür. Sadece başkalarının aklına uyarak seçtiğiniz renk yüzün­den kaçırdığınız harika sabahların sayısını azaltabilirsiniz.

Bir Yorum Bırakın